Limited şirketlerde ortaklar arasındaki güven ilişkisi zedelendiğinde ya da ortağın beklentileri karşılanmadığında, ortaklıktan ayrılma gündeme gelir. Türk Ticaret Kanunu bu konuda üç ayrı yol öngörür: pay devri, çıkma ve çıkarılma. Hangi yolun tercih edileceği, hem sürecin uzunluğunu hem de elde edilecek bedeli doğrudan etkiler. Denizli'de aile şirketi yapısındaki limited şirketlerde ortaklık uyuşmazlıkları sıkça gündeme gelmektedir.
En yaygın ve en hızlı yol pay devridir. Esas sermaye payının devri için:
gerekir. Genel kurul, sebep göstermeksizin onayı reddedebilir. Şirket sözleşmesinde devrin tümüyle yasaklanması da mümkündür; bu hâlde ortak için çıkma hakkı gündeme gelir.
Şirket sözleşmesinde ortaklara çıkma hakkı tanınmış olabilir. Bu hak, sözleşmede öngörülen şartlar ve usul çerçevesinde kullanılır. Sözleşme, çıkma hakkını belirli koşullara bağlayabilir.
Sözleşmede çıkma hakkı öngörülmemişse, ortak haklı sebeplerin varlığı hâlinde mahkemeye başvurarak şirketten çıkmasına karar verilmesini isteyebilir. Uygulamada haklı sebep olarak kabul edilen başlıca durumlar şunlardır:
Ortağın çıkma davası açması hâlinde mahkeme, istem üzerine ortaklık haklarının dondurulması gibi geçici önlemlere hükmedebilir.
Çıkma davalarında en kritik başlık ayrılma akçesinin hesabıdır. Şirketin defter kayıtlarındaki değer ile gerçek değer arasında çoğu zaman ciddi fark bulunur. Gayrimenkul, marka ve müşteri portföyü gibi kalemlerin değerlemeye dâhil edilmesi, ayrılan ortağın alacağını belirgin biçimde etkiler.
Afra Nur BIYIK
Şirket de bir ortağı ortaklıktan çıkarabilir. Bunun iki yolu vardır:
Çıkan veya çıkarılan ortak, esas sermaye payının gerçek değerine denk gelen ayrılma akçesini talep edebilir. Gerçek değer, şirket sözleşmesinde farklı bir yöntem öngörülmedikçe bilirkişi incelemesiyle belirlenir; şirketin malvarlığı, kazanç durumu ve gelecekteki kazanç beklentisi dikkate alınır.
Ayrılma akçesinin ödenebilmesi bazı koşullara bağlıdır: şirketin kullanılabilir bir özkaynağı bulunmalı, ayrılan payların devredilebilmesi ya da esas sermayenin azaltılması gerekir. Bu koşullar gerçekleşmedikçe ödeme muaccel olmaz. Ödenmeyen kısım için ortak, şirket alacaklısı konumuna gelir.
Ortaklık uyuşmazlıklarında dava yolu uzun sürebildiğinden, öncelikle pay devri veya karşılıklı anlaşmayla ayrılma imkânlarının değerlendirilmesi yararlı olur. Anlaşma sağlanamaması hâlinde, şirket defterlerinin ve mali tablolarının önceden incelenmesi, açılacak davada ayrılma akçesinin doğru talep edilmesini sağlar.
Ortaklık uyuşmazlıklarının çoğu, ortağın şirketin mali durumundan haberdar edilmemesiyle başlar. Türk Ticaret Kanunu her ortağa, müdürlerden şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteme ve belirli defter ve belgeleri inceleme hakkı tanır.
Bilgi alma veya inceleme istemi reddedilirse ya da haksız yere cevapsız bırakılırsa, ortak genel kurula başvurabilir. Genel kurulun da reddetmesi hâlinde mahkemeye başvurularak bu hakkın kullanılması sağlanabilir. Bu adım, ayrılma akçesinin doğru hesaplanabilmesi için de gereklidir.
Yıllar boyunca kâr elde edildiği hâlde dağıtım yapılmaması, azınlık ortağı fiilen ortaklıktan yararlanamaz hâle getirir. Bu durum, haklı sebeple çıkma davalarında en sık dayanılan gerekçelerdendir.
Kâr dağıtımının haklı bir işletme gereğine dayanıp dayanmadığı incelenir. Şirketin yatırım yaptığı, borç ödediği veya nakit ihtiyacı bulunduğu ispatlanabiliyorsa dağıtmama haklı görülebilir. Buna karşılık kâr, bazı ortaklara yüksek huzur hakkı veya maaş adı altında aktarılıyorsa bu, eşitlik ilkesine aykırılık oluşturur.
Limited şirket ortakları, şirketten tahsil edilemeyen kamu alacaklarından sermaye payları oranında doğrudan sorumludur. Bu sorumluluk, sınırlı sorumluluk ilkesinin önemli bir istisnasıdır ve ortaklıktan ayrılmayı düşünenler için belirleyicidir.
Pay devri hâlinde, devreden ve devralan, devir öncesine ait kamu borçlarından müteselsilen sorumlu tutulabilir. Bu nedenle devir öncesinde şirketin vergi ve sosyal güvenlik borçlarının araştırılması gerekir.
Ayrılma akçesi, ortağın ayrılmasıyla kendiliğinden ödenebilir hâle gelmez. Kanun, ödemeyi şirketin mali durumuna bağlar. Akçenin muaccel olması için:
Bu koşullar gerçekleşmedikçe ödeme talep edilemez. Ödenmeyen kısım için ayrılan ortak, şirketin diğer alacaklılarından sonra gelmek üzere alacaklı konumundadır. Müdürler, muaccel hâle gelen tutarı ödemez veya durumu bildirmezse sorumlu tutulabilir.
Haklı sebeple çıkma davaları, bilirkişi incelemesi ve değerleme süreçleri nedeniyle uzun sürer. Bu nedenle önce müzakere yoluyla pay devri denenmesi çoğu zaman daha hızlı sonuç verir. Anlaşma sağlanamıyorsa, dava öncesinde şirket defterlerinin ve mali tablolarının incelenmesi, talep edilecek tutarın doğru belirlenmesini sağlar.
Denizli'de şirketler hukukundan doğan uyuşmazlıklar Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülür. Denizli Ticaret Sicili'ne kayıtlı limited şirketlerin önemli bir bölümü aile şirketi yapısındadır; bu yapı, ortaklar arasındaki kişisel anlaşmazlıkların doğrudan şirket işleyişine yansımasına yol açar.
Bölgede en sık karşılaşılan haklı sebep iddiaları; ortağın şirket kayıtlarını görmesinin engellenmesi, yıllar boyu kâr dağıtılmaması ve şirket kaynaklarının bazı ortaklar lehine kullanılmasıdır. Tekstil ve mermer sektöründe kuşak değişimi yaşayan Denizli işletmelerinde bu tür uyuşmazlıklar özellikle yoğunlaşmaktadır.
Ayrılma akçesinin doğru hesaplanabilmesi için şirketin defter kayıtları ile gerçek değeri arasındaki farkın ortaya konulması gerekir. Denizli'deki işletmelerde gayrimenkul, makine parkı, marka ve müşteri portföyü gibi kalemlerin değerlemeye dâhil edilmesi, ayrılan ortağın alacağını belirgin biçimde etkiler.
Dava yolu uzun sürebildiğinden, Denizli'de öncelikle pay devri veya karşılıklı anlaşmayla ayrılma imkânlarının değerlendirilmesi çoğu zaman daha hızlı sonuç verir.
Ortak, şirket sözleşmesinde çıkma hakkı tanınmışsa bu hakkı kullanabilir. Böyle bir düzenleme yoksa, haklı sebeplerin varlığı hâlinde mahkemeden çıkmasına karar verilmesini isteyebilir.
Ayrılan ortak, esas sermaye payının gerçek değerine denk gelen ayrılma akçesini talep edebilir. Gerçek değer, şirketin sözleşmesinde aksi öngörülmedikçe bilirkişi incelemesiyle, şirketin malvarlığı ve kazanç durumu dikkate alınarak belirlenir.
Şirket sözleşmesinde öngörülen sebeplerin gerçekleşmesi hâlinde genel kurul kararıyla; haklı sebeplerin varlığı hâlinde ise şirketin açacağı dava üzerine mahkeme kararıyla ortak şirketten çıkarılabilir.
Pay devrinde ortaklık payı bir başkasına devredilir ve şirket sermayesi etkilenmez; kural olarak genel kurul onayı gerekir. Çıkmada ise ortaklık ilişkisi sona erer ve şirket ayrılma akçesi ödemekle yükümlü olur.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebileceğinden, hak kaybı yaşamamak için sürecinizi bir avukatla değerlendirmeniz önerilir.
Ortaklık uyuşmazlıkları, pay devri ve ayrılma akçesi süreçlerinde bizimle iletişime geçebilirsiniz.