Elinize bir ödeme emri ulaştığında atmanız gereken adım bellidir: süreye dikkat etmek. İcra hukukunda süreler çok kısadır ve kaçırılması hâlinde borç, gerçekte var olmasa dahi takip kesinleşir. Bu aşamadan sonra itiraz imkânı ortadan kalkar; yalnızca menfi tespit ya da istirdat davası gibi daha zorlu yollar kalır. Denizli'de elinize ulaşan bir ödeme emrinde süreler çok kısadır; kaçırılması hâlinde takip kesinleşir.
Süre, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Son günün resmî tatile denk gelmesi hâlinde süre, izleyen ilk iş günü sona erer.
İtiraz, takibin yapıldığı icra dairesine yazılı veya sözlü olarak yapılır. Sözlü itiraz tutanağa geçirilir. İtirazın mahkemeye değil icra dairesine yapılması gerektiği, uygulamada en sık yapılan usul hatalarındandır.
Borçlu başka bir yerde ise, bulunduğu yerdeki icra dairesi aracılığıyla da itirazda bulunabilir.
Borcun hiç doğmadığı, ödendiği, zamanaşımına uğradığı veya takas edildiği gibi sebeplerle yapılır. İlamsız takipte gerekçe göstermeye gerek yoktur; "borcum yoktur" beyanı takibi durdurmaya yeter.
Takibe dayanak senetteki imzanın borçluya ait olmadığı iddiasıyla yapılır. İmzaya itirazın ayrıca ve açıkça yapılması zorunludur; genel bir itiraz imzaya itiraz sayılmaz. İmza inkâr edilmezse senetteki imza kabul edilmiş sayılır.
Takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı iddiasıyla yapılır. Yetki itirazının, esasa ilişkin itirazlarla birlikte ve yetkili icra dairesi gösterilerek yapılması gerekir.
Ödeme emrini alan kişilerin en sık yaptığı hata, "zaten borcum yok, mahkemede anlatırım" diyerek yedi günlük süreyi geçirmektir. Takip kesinleştikten sonra haciz işlemleri başlar ve borcun bulunmadığını ispat yükü tümüyle borçluya geçer.
Afra Nur BIYIK
İlamsız takipte süresi içinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur. Alacaklı, takibe devam edebilmek için mahkemeye veya icra mahkemesine başvurmak zorundadır.
Kambiyo senetlerine özgü takipte ise durum farklıdır: itiraz takibi kendiliğinden durdurmaz. Borçlunun icra mahkemesine başvurup takibin durdurulmasına karar verilmesini sağlaması gerekir. Bu, kambiyo senedini alacaklı için güçlü kılan temel özelliktir.
Alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir. Dava kabul edilirse takip kaldığı yerden devam eder. Borçlunun itirazının haksızlığı anlaşılırsa, talep hâlinde borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilebilir.
Alacaklının elinde kanunda sayılan nitelikte bir belge varsa, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu yol daha hızlıdır ancak yalnızca belgeye dayalı inceleme yapılır; tanık dinlenmez.
Menfi tespit davası: Borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Takipten önce veya sonra açılabilir. Mahkemeden alınacak ihtiyati tedbirle takibin durdurulması istenebilir.
İstirdat davası: Borçlu olmadığı hâlde cebri icra tehdidi altında ödeme yapan kişi, ödediği tutarı geri almak için bu davayı açabilir. Süre, ödeme tarihinden itibaren bir yıldır.
Gecikmiş itiraz: Borçlu, kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememişse, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde icra mahkemesine başvurarak gecikmiş itirazda bulunabilir.
Süresinde itiraz edilmezse takip kesinleşir ve alacaklı haciz talep edebilir. Bu aşamada maaş, banka hesabı, taşınır ve taşınmazlar üzerinde haciz işlemleri başlar. Maaş haczine ilişkin sınırlar için maaş haczi oranı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Ödeme emri elinize ulaştığında sırasıyla şunlar yapılmalıdır:
Mahkeme ilamına, hakem heyeti kararına veya ilam niteliğindeki bir belgeye dayanan takiplerde itiraz yolu bulunmaz. Borçlu ancak icranın geri bırakılmasını talep edebilir; bunun için borcun ödendiğini, zamanaşımına uğradığını veya ertelendiğini resmî belgeyle ispatlaması gerekir.
Bu nedenle ilamlı takiple karşılaşıldığında itiraz dilekçesi vermek sonuç doğurmaz; doğru yol icra mahkemesine başvurmaktır.
Borç zamanaşımına uğramışsa bu, itiraz sebebi olarak ileri sürülmelidir. Zamanaşımı kendiliğinden dikkate alınmaz; mutlaka ileri sürülmesi gerekir.
Süreler alacağın türüne göre değişir: kira ve faiz gibi dönemsel edimlerde beş yıl, kambiyo senetlerinde üç yıl, ilama bağlanmış alacaklarda on yıl gibi. Sürenin başlangıcı ve kesilme hâllerinin doğru belirlenmesi önemlidir.
İtiraz edilmemesi hâlinde takip kesinleşir ve borçlunun mal beyanında bulunma yükümlülüğü doğar. Beyan, kanunda öngörülen süre içinde icra dairesine verilir ve borçlunun malvarlığını, gelirini ve borcunu karşılayacak kaynakları gösterir.
Mal beyanında bulunmamanın veya gerçeğe aykırı beyanda bulunmanın yaptırımı bulunmaktadır. Bu nedenle takip kesinleştikten sonra da süreç takipsiz bırakılmamalıdır.
Borçlu olmadığını iddia eden kişi menfi tespit davası açabilir. Bu dava tek başına takibi durdurmaz; ancak mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilebilir.
Takipten önce açılan menfi tespit davasında mahkeme, alacağın belirli bir oranında teminat karşılığında takibin durdurulmasına karar verebilir. Takipten sonra açılan davada ise takip durmaz; ancak borçlu, teminat göstererek haciz sonrası paranın alacaklıya ödenmesini engelleyebilir.
Davanın borçlu lehine sonuçlanması hâlinde, talep üzerine alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilir.
Takip kesinleştikten sonra haciz işlemleri başlar. Bu aşamada da borçlunun korunan hakları vardır: haczedilemeyen mal ve haklar, maaşta dörtte bir sınırı, ailenin geçimi için gerekli eşyalar. Kanuna aykırı haciz işlemlerine karşı icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurulabilir.
Maaş haczine ilişkin ayrıntılar için maaş haczi oranı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Denizli'de başlatılan icra takiplerinde itiraz, takibin yapıldığı Denizli icra dairesine yazılı veya sözlü olarak yapılır. İtirazın mahkemeye değil icra dairesine yapılması gerektiği, uygulamada en sık yapılan usul hatalarındandır.
Borçlu Denizli dışında bulunuyorsa, bulunduğu yerdeki icra dairesi aracılığıyla da itirazda bulunabilir. Aynı şekilde Çivril, Tavas, Acıpayam veya Sarayköy gibi ilçelerde ikamet edenler, ilçe icra dairesi aracılığıyla itirazlarını iletebilir.
İtirazın haksız çıkması hâlinde alacaklının açacağı itirazın iptali davası Denizli'deki genel mahkemelerde görülür; itirazın kaldırılması talepleri ise Denizli İcra Hukuk Mahkemesi'nde incelenir. Borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilebileceğinden, itirazın dayanaksız yapılmaması gerekir.
Denizli'de takip kesinleştikten sonra haciz işlemleri başlar ve borcun bulunmadığını ispat yükü tümüyle borçluya geçer. Bu nedenle ödeme emrinin tebliğ tarihinin not edilmesi ve süresi içinde hareket edilmesi belirleyicidir.
İlamsız takiplerde ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür. Kambiyo senetlerine özgü takiplerde ise bu süre beş gündür. Süreler hak düşürücü niteliktedir ve kaçırılması hâlinde takip kesinleşir.
İlamsız takipte süresi içinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur. Kambiyo senetlerine özgü takipte ise itiraz takibi kendiliğinden durdurmaz; icra mahkemesinin itirazı kabul ederek takibin durdurulmasına karar vermesi gerekir.
Evet. Kısmi itiraz mümkündür; ancak itiraz edilmeyen kısım için takip kesinleşir. Kısmi itirazda, kabul edilen tutarın açıkça ve ayrıca gösterilmesi gerekir. Aksi hâlde itiraz geçersiz sayılabilir.
Alacaklının açtığı itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşılırsa, borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilebilir. Bu tazminat, talep hâlinde hükmedilen alacağın belirli bir oranından az olmamak üzere belirlenir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebileceğinden, hak kaybı yaşamamak için sürecinizi bir avukatla değerlendirmeniz önerilir.
Ödeme emrine itiraz süreleri çok kısadır. Hak kaybı yaşamamak için vakit kaybetmeden bizimle iletişime geçebilirsiniz.