Trafik kazaları, araçta oluşan hasarın çok ötesinde zararlara yol açabilir. Yaralanma hâlinde tedavi giderleri ve kazanç kayıpları, ölüm hâlinde ise geride kalanların uğradığı destek kaybı gündeme gelir. Türk Borçlar Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu, bu zararların kusurlu taraftan ve sigortasından tazmin edilmesine imkân tanır. Denizli'de yaralanmalı ve ölümlü trafik kazalarından doğan tazminat talepleri, hem sigorta hem de kusurlu taraf yönünden ayrı ayrı değerlendirilir.
Trafik kazasında birden fazla kişi ve kurum sorumlu tutulabilir:
Hastane masrafları, ilaç, protez, fizik tedavi, ulaşım ve refakatçi giderleri talep edilebilir. Gelecekte yapılması öngörülen tedavi giderleri de bilirkişi raporuyla belirlenerek istenebilir.
Yaralanan kişinin iyileşme sürecinde çalışamadığı dönemde uğradığı kazanç kaybını karşılar. Çalışmayan kişiler bakımından da, ev içi emeğin karşılığı olarak asgari ücret üzerinden hesaplama yapılabilmektedir.
Kaza sonucu kalıcı bir maluliyet oluşmuşsa, kişinin çalışma gücündeki azalma nedeniyle ömür boyu uğrayacağı kazanç kaybı hesaplanır. Maluliyet oranı, yetkili sağlık kuruluşlarından alınan raporla tespit edilir; tazminat ise aktüerya bilirkişisi tarafından, kişinin yaşı, geliri ve bakiye ömrü esas alınarak hesaplanır.
Ölüm hâlinde, ölenin desteğinden yoksun kalanlar bu tazminatı talep edebilir. Önemli olan resmî bağ değil fiilî destek ilişkisidir. Eş, çocuklar ve anne-baba tipik hak sahipleri olmakla birlikte, fiilen destek gördüğünü ispat eden nişanlı veya kardeş de talepte bulunabilir.
Sigorta şirketine yapılan ilk başvuruda teklif edilen tutarı imzalayarak kabul etmek, çoğu zaman gerçek zararın çok altında bir ödemeyle sonuçlanır. İbraname niteliğindeki belgeler imzalanmadan önce hesaplamanın bağımsız biçimde değerlendirilmesi önemlidir.
Afra Nur BIYIK
Manevi tazminat, çekilen acı, elem ve üzüntünün kısmen giderilmesini amaçlar. Yaralanan kişi kendisi için isteyebileceği gibi, ağır bedensel zarar hâllerinde yakınları da manevi tazminat talep edebilir. Ölüm hâlinde ise geride kalan yakınlar bu talepte bulunur.
Manevi tazminatta sabit bir tarife yoktur. Hâkim; olayın ağırlığını, kusur derecelerini, tarafların ekonomik ve sosyal durumunu ve duyulan elemi değerlendirerek hakkaniyete uygun bir miktar belirler. Manevi tazminat, zenginleşme aracı olarak görülmez.
Tazminat, sorumlunun kusuru oranında belirlenir. Zarar görenin de kusuru varsa, tazminattan bu oranda indirim yapılır. Emniyet kemeri takmamak, kask kullanmamak veya alkollü sürücünün aracına bilerek binmek gibi davranışlar müterafik kusur sayılarak indirime yol açabilir.
Haksız fiilden doğan tazminat talepleri, zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiil tarihinden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Ancak kaza aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa ve ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı öngörülmüşse, bu uzamış zamanaşımı süresi uygulanır. Ölümlü ve yaralamalı kazalarda bu nedenle süre çoğu zaman iki yıldan uzundur.
Süreç genellikle sigorta şirketine yazılı başvuruyla başlar. Sigortacı süresi içinde ödeme yapmaz ya da eksik ödeme yaparsa, uyuşmazlık Sigorta Tahkim Komisyonu'na taşınabilir; bu yol mahkemeye göre daha hızlıdır. Sigorta limitini aşan zararlar ile manevi tazminat talepleri bakımından ise kusurlu sürücü ve işletene karşı dava açılması gerekir. Araç hasarına ilişkin ayrı bir kalem olan değer kaybı için araç değer kaybı tazminatı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Tazminat sürecinin temeli, kaza anında toplanan belgelerle atılır. Yapılması gerekenler:
Tutanakta kusur dağılımı hatalı gösterilmişse bu, yargılamada bilirkişi incelemesiyle düzeltilebilir; tutanak tek başına bağlayıcı değildir.
Dava açılmadan önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması gerekir. Başvuruya kaza tespit tutanağı, sağlık raporları, tedavi giderlerine ilişkin belgeler, gelir durumunu gösteren belgeler ve varsa maluliyet raporu eklenir.
Sigortacı, belgelerin tamamlanmasından itibaren kanunda öngörülen süre içinde ödeme yapmakla yükümlüdür. Bu süre içinde ödeme yapılmazsa temerrüt faizi işlemeye başlar ve Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yolu açılır.
Sigorta uyuşmazlıklarının mahkemeye göre çok daha hızlı çözüldüğü bir yoldur. Başvuru için sigorta şirketine önceden başvurulmuş ve talebin kısmen ya da tamamen reddedilmiş olması gerekir.
Hakem kararları, belirli tutarın altındaki uyuşmazlıklarda kesindir; üzerindeki tutarlar bakımından itiraz yolu bulunur. Komisyon kararları ilam niteliğinde olup icraya konulabilir. Ancak tahkim yolu yalnızca sigorta şirketine karşı kullanılabilir; kusurlu sürücü ve işletene yönelik talepler için mahkemeye başvurulması gerekir.
Zorunlu trafik sigortası her zararı karşılamaz. Kapsam dışında kalan başlıca kalemler şunlardır:
Sürekli iş göremezlik ve destekten yoksun kalma tazminatları aktüerya hesabıyla belirlenir. Hesapta; zarar görenin yaşı, geliri, bakiye ömür süresi, maluliyet oranı, kusur dağılımı ve destek gören kişilerin sayısı ile bu kişilerin destek alma süreleri dikkate alınır.
Geliri belgelenemeyen kişiler bakımından asgari ücret esas alınır. Ancak meslek odası kayıtları, emsal ücret araştırması ve tanık beyanlarıyla daha yüksek bir gelirin ispatlanması mümkündür.
Yaralamalı ve ölümlü kazalarda ayrıca ceza soruşturması yürütülür. Ceza dosyasındaki kusur bilirkişi raporları, hukuk davasında da değerlendirilir. Ceza mahkemesinin fiilin işlendiğine ilişkin kesinleşmiş maddi tespitleri hukuk hâkimini bağlar; ancak kusur oranı bakımından hukuk hâkimi bağımsız değerlendirme yapabilir.
Denizli'de meydana gelen trafik kazalarından doğan tazminat davaları, Denizli Adliyesi'ndeki asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinde görülür. Sigorta şirketine yöneltilen talepler ticari dava niteliği taşıdığından asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girer.
Kaza sonrasında Denizli'de en hafif yaralanmada dahi hastaneye başvurulması gerekir; kayda geçmeyen yaralanmalar sonradan ispatlanamaz. Maluliyet oranının belirlenmesi için yetkili sağlık kuruluşlarından rapor alınır, uyuşmazlık hâlinde mahkemece Adli Tıp Kurumu'ndan rapor istenir.
Denizli merkez dışındaki Çivril, Tavas, Acıpayam, Honaz ve Sarayköy gibi ilçe yollarında meydana gelen kazalarda soruşturma ilgili ilçe Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülür. Ceza dosyasındaki kusur bilirkişi raporları, Denizli'de açılacak hukuk davasında da değerlendirilir.
Zorunlu trafik sigortası manevi tazminatı karşılamaz. Denizli'de manevi tazminat ile poliçe limitini aşan zararlar için kusurlu sürücü ve araç işletenine karşı ayrıca dava açılması gerekir.
Kural olarak zarar ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiil tarihinden itibaren on yıldır. Ancak kaza aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa ve ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı öngörülmüşse, bu uzamış zamanaşımı süresi uygulanır.
Tam kusurlu değilseniz, kusur oranınız düşülerek tazminat alabilirsiniz. Örneğin yüzde otuz kusurlu bir yaralanan, hesaplanan tazminatın yüzde yetmişine hak kazanır. Kusur oranı bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
Ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler bu tazminatı isteyebilir. Eş, çocuklar ve anne-baba tipik destek görenlerdir. Ancak destek ilişkisi resmî bağa değil fiilî duruma dayanır; fiilen destek gördüğünü ispat eden nişanlı veya kardeş de talepte bulunabilir.
Sabit bir tarife yoktur. Hâkim; olayın ağırlığını, tarafların kusur derecelerini, ekonomik ve sosyal durumlarını, yaralanmanın derecesini ve duyulan elem ile üzüntüyü değerlendirerek hakkaniyete uygun bir miktar belirler.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebileceğinden, hak kaybı yaşamamak için sürecinizi bir avukatla değerlendirmeniz önerilir.
Yaralanma veya yakın kaybı yaşadığınız kazalarda tazminat haklarınızı değerlendirmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.