Kolluktan veya savcılıktan gelen bir davetiye çoğu kişide paniğe yol açar. Oysa ifadeye çağrılmak, suçlu olunduğu anlamına gelmez; yalnızca hakkınızda bir soruşturma yürütüldüğünü gösterir. Bu aşamada verilecek beyanlar dosyanın tamamını etkileyebileceğinden, haklarınızı bilerek hareket etmeniz büyük önem taşır. Denizli'de kolluk veya Cumhuriyet Başsavcılığından gelen bir davetiye, hakkınızda soruşturma yürütüldüğünü gösterir; suçlu olduğunuz anlamına gelmez.
İlk belirlenmesi gereken, hangi sıfatla çağrıldığınızdır. Davetiyede bu husus yazar:
Sıfat, süreç içinde değişebilir. Tanık olarak başlanan bir ifade sırasında kendinizi suçlayıcı beyanda bulunursanız şüpheli konumuna geçebilirsiniz. Bu nedenle davetiyedeki sıfatın ve isnat edilen fiilin baştan doğru okunması gerekir.
Şüphelinin en temel güvencesi susma hakkıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca ifade alınmadan önce şüpheliye, yüklenen suç anlatılır ve susma hakkı olduğu hatırlatılır. Bu hakkın kullanılması hiçbir şekilde aleyhe delil sayılamaz ve mahkeme "sustuğu için suçludur" biçiminde bir çıkarım yapamaz.
Susma hakkı, kimlik bilgilerine ilişkin soruları kapsamaz. Ad, soyad, doğum tarihi ve adres gibi bilgilerin doğru verilmesi gerekir.
Uygulamada en sık yapılan hata, "nasılsa bir şey yapmadım, hemen anlatayım kurtulayım" düşüncesiyle hazırlıksız ifade vermektir. Eksik veya çelişkili bir beyan, sonradan düzeltilmeye çalışıldığında güvenilirliği zedeler. Susma hakkını kullanıp müdafi ile görüştükten sonra beyanda bulunmak çoğu zaman daha güvenlidir.
Afra Nur BIYIK
Şüphelinin, ifadesi alınmadan önce bir müdafi ile görüşme ve ifade sırasında müdafi bulundurma hakkı vardır. Avukat tutacak maddi imkânı olmayanlar, barodan ücretsiz müdafi görevlendirilmesini talep edebilir. Belirli ağırlıktaki suçlarda ve şüphelinin çocuk, sağır-dilsiz veya kendini savunamayacak durumda olması hâlinde müdafi bulundurulması zorunludur.
Müdafi ile görüşme gizlidir; kolluk görevlileri bu görüşmeyi dinleyemez.
Kanun, ifade alma sırasında bazı yasakları açıkça düzenlemiştir. İfade veren kişinin özgür iradesi kısıtlanamaz. Kötü davranma, işkence, yorma, aldatma, cebir veya tehdit uygulanamaz; kanuna aykırı yarar vaat edilemez. Bu yasaklara aykırı biçimde alınan ifadeler, rıza olsa dahi delil olarak kullanılamaz.
Beyanınız tutanağa geçirildikten sonra imzalamanız istenir. İmzalamadan önce mutlaka:
İmzaladığınız tutanak, dosyanın en önemli belgelerinden biri hâline gelir; sonradan "öyle demek istememiştim" savunması güç kazandırmaz.
Usulüne uygun tebliğ edilen davetiyeye geçerli bir mazeret olmaksızın uyulmaması hâlinde zorla getirme kararı çıkarılabilir. Bu nedenle çağrıya uymak, ancak sorulara cevap verip vermemeyi kendi iradenizle belirlemek en doğru yaklaşımdır. Katılamayacak durumdaysanız, mazeretinizi belgeleyerek önceden bildirmeniz gerekir.
Davetiyeyi aldıktan sonra ifade gününe kadar geçen süre, hazırlık için değerlendirilmelidir. Yapılması gerekenler:
Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve belgelerden örnek alabilir. Bu hak, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek hâllerde Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir. Ancak yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında bu kısıtlama uygulanmaz.
Kolluk tarafından alınan ifade, ancak müdafi hazır bulunmuşsa hükme esas alınabilir. Müdafi olmaksızın kollukta alınan ifade, şüpheli tarafından hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Bu düzenleme, savunma hakkının fiilen kullanılmasını güvence altına alır.
Savcılıkta veya sulh ceza hâkimliğinde alınan ifadeler ise doğrudan dosyaya girer. Bu nedenle her aşamada müdafi bulundurulması önemlidir.
Ceza Muhakemesi Kanunu, ifade alma ve sorgunun usulünü ayrıntılı düzenlemiştir. Şüpheliye yönlendirici soru sorulamaz; yani cevabı içinde barındıran veya belirli bir yanıta zorlayan sorular yasaktır. Ayrıca kanuna aykırı bir yarar vaat edilemez.
Yasak yöntemlerle elde edilen ifadeler, ilgilinin rızası olsa dahi delil olarak değerlendirilemez. Bu kural mutlak niteliktedir.
Kişi yakalandığında; yakalama sebebi ve hakkındaki iddialar derhâl bildirilir. Yakalanan kişinin bir yakınına durumun bildirilmesi istenebilir. Gözaltına alınan kişi, gözaltı süresi içinde hekim kontrolünden geçirilir.
Gözaltı kararına, gözaltı süresinin uzatılmasına ve yakalama işlemine karşı sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir. Hâkim incelemeyi evrak üzerinden yaparak yirmi dört saat içinde sonuçlandırır.
İfade alındıktan sonra savcılık soruşturmayı tamamlar ve iki karardan birini verir: kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ya da iddianame düzenleyerek kamu davası açılması. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı, tebliğinden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir.
Suçun uzlaştırma kapsamında olması hâlinde dosya öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilir. Bu konuda uzlaşma nedir yazımızı inceleyebilirsiniz.
Denizli'de ifadeler; kolluk birimlerinde, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığında veya sulh ceza hâkimliğinde alınır. Davetiyede hangi birime ve hangi sıfatla çağrıldığınız yazar. Şüpheli sıfatıyla çağrıldıysanız susma hakkı ve müdafi yardımından yararlanma hakkı dâhil tüm savunma haklarına sahipsiniz.
Avukat tutacak maddi imkânı bulunmayanlar, Denizli Barosu tarafından ücretsiz müdafi görevlendirilmesini talep edebilir. Bu talep kolluk veya savcılık aracılığıyla iletilir ve baro nöbetçi listesinden bir müdafi görevlendirilir. Belirli ağırlıktaki suçlarda ve şüphelinin çocuk olması hâlinde müdafi bulundurulması zorunludur.
Denizli merkez dışındaki Çivril, Tavas, Acıpayam, Honaz, Sarayköy ve Buldan gibi ilçelerde ifade işlemleri ilgili ilçe adliyesi ya da kolluk biriminde yapılır. Davetiyeye geçerli bir mazeret olmaksızın uyulmaması hâlinde zorla getirme kararı çıkarılabileceğinden, katılamayacak durumda olanların mazeretlerini önceden belgelendirerek bildirmesi gerekir.
Denizli'de ifade vermeden önce dosya içeriğinin müdafi aracılığıyla incelenmesi, beyanın tutarlı ve eksiksiz olmasını sağlar.
Çağrıya uymak zorunludur; ancak sorulara cevap vermek zorunda değilsiniz. Susma hakkı anayasal bir haktır ve kullanılması aleyhinize yorumlanamaz. Kimlik bilgilerinize ilişkin sorulara ise doğru cevap vermeniz gerekir.
Verebilirsiniz ancak önerilmez. Müdafi yardımından yararlanmak temel haklardandır ve avukat tutacak durumunuz yoksa barodan ücretsiz müdafi görevlendirilmesini isteyebilirsiniz. Bazı hâllerde müdafi bulundurulması zorunludur.
Tanığın kural olarak doğru beyanda bulunma yükümlülüğü vardır. Ancak kendisini veya yakınlarını ceza kovuşturmasına maruz bırakacak sorulara cevap vermekten çekinebilir. Belirli yakınlık derecesindeki kişiler tanıklıktan tümüyle çekinebilir.
Hayır. İfadeye çağrılmak yalnızca hakkınızda bir soruşturma yürütüldüğünü gösterir. Masumiyet karinesi gereği, kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmadıkça kimse suçlu sayılamaz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebileceğinden, hak kaybı yaşamamak için sürecinizi bir avukatla değerlendirmeniz önerilir.
Kolluk veya savcılık ifadesi öncesinde durumunuzu değerlendirmek ve süreçte yanınızda olmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.