Ceza yargılamasında en sık sorulan sorulardan biri, mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi hâlinde davanın sona erip ermeyeceğidir. Yanıt tek cümleyle verilemez: vazgeçmenin sonucu, suçun türüne bağlıdır. Türk hukukunda suçlar, takibinin şikâyete bağlı olup olmamasına göre ikiye ayrılır ve bu ayrım vazgeçmenin etkisini tümüyle değiştirir. Denizli'de yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda da vazgeçmenin sonucu, suçun takibinin şikâyete bağlı olup olmamasına göre değişir.
Bazı suçlarda soruşturma ve kovuşturma, ancak mağdurun şikâyeti üzerine başlar. Bu suçlarda şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde dava düşer. Uygulamada en sık karşılaşılanlar şunlardır:
Toplumsal düzeni doğrudan ilgilendiren suçlarda savcılık, şikâyet olmasa dahi kendiliğinden soruşturma başlatır. Bu suçlarda mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi yargılamayı sona erdirmez. Kasten öldürme, nitelikli yaralama, uyuşturucu madde ticareti, rüşvet, irtikâp ve nitelikli dolandırıcılık bu kapsamdadır. Mağdurun vazgeçmesi, yalnızca lehe bir takdir sebebi olarak değerlendirilebilir.
Uygulamada en çok yaşanan hayal kırıklığı, resen takip edilen bir suçta tarafların anlaşıp şikâyetten vazgeçmesine rağmen yargılamanın sürmesidir. Vazgeçme beyanı vermeden önce suçun hangi kategoriye girdiğinin belirlenmesi gerekir.
Afra Nur BIYIK
Takibi şikâyete bağlı suçlarda mağdurun, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden itibaren altı ay içinde şikâyet hakkını kullanması gerekir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; geçirilmesi hâlinde soruşturma başlatılamaz. Sürenin başlangıcı fiilin işlendiği an değil, mağdurun hem fiili hem de faili öğrendiği andır.
Şikâyetten vazgeçmenin aşamaya göre farklı sonuçları vardır:
Sanığın vazgeçmeyi kabul etmesi de aranır. Sanık, beraat kararı verilmesini isteyerek vazgeçmeyi kabul etmediğini bildirebilir; bu durumda yargılama sürer.
Hayır. Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca şikâyetten vazgeçme geri alınamaz. Bu, uygulamada en çok pişmanlık yaratan noktalardan biridir. Özellikle tarafların uzlaşma görüşmeleri sırasında verdiği sözlere güvenerek vazgeçme beyanında bulunması ve sonradan bu sözlerin yerine getirilmemesi hâlinde geri dönüş imkânı bulunmamaktadır. Bu nedenle vazgeçme, karşılıklı edimler yerine getirildikten sonra verilmelidir.
Şikâyetten vazgeçme, suça iştirak eden sanıkların tamamı hakkında sonuç doğurur. Mağdurun yalnızca bir sanık yönünden vazgeçip diğerleri hakkında şikâyetini sürdürmesi mümkün değildir. Bu kural, sanıklar arasında eşitliği korumaya yöneliktir.
İkisi sıkça karıştırılır. Şikâyetten vazgeçme, mağdurun tek taraflı iradesiyle şikâyetini geri almasıdır. Uzlaşma ise taraflar arasında bir uzlaştırmacı eşliğinde yürütülen, edimleri ve sonuçları kanunla düzenlenmiş resmî bir süreçtir. Uzlaşma kapsamındaki suçlarda savcılık dosyayı öncelikle uzlaştırma bürosuna göndermek zorundadır. Ayrıntılar için uzlaşma nedir yazımızı inceleyebilirsiniz.
Vazgeçme beyanı, soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığına, kovuşturma aşamasında ise davanın görüldüğü mahkemeye yapılır. Beyan yazılı dilekçeyle verilebileceği gibi, duruşmada sözlü olarak da açıklanabilir ve tutanağa geçirilir.
Vekil aracılığıyla vazgeçilebilmesi için vekâletnamede bu konuda özel yetki bulunması gerekir. Genel vekâletname ile şikâyetten vazgeçilemez. Küçükler ve kısıtlılar adına vazgeçme, kanuni temsilcileri tarafından yapılır.
Şikâyetten vazgeçme tek başına davayı düşürmez; sanığın bunu kabul etmesi de gerekir. Sanık, suçsuz olduğunu ve beraat kararı verilmesini istediğini beyan ederek vazgeçmeyi kabul etmeyebilir. Bu durumda yargılama devam eder ve mahkeme esas hakkında karar verir.
Uygulamada bu hak, itibarını korumak isteyen sanıklar tarafından kullanılır; düşme kararı ile beraat kararı hukuken farklı sonuçlar doğurur.
Şikâyet hakkı kural olarak suçtan zarar görene aittir. Mağdurun ölmesi hâlinde veya ölümünden sonra öğrenilen suçlarda, ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu ile eş veya kardeşleri şikâyette bulunabilir.
Birden fazla mağdur varsa, birinin şikâyetinden vazgeçmesi diğerlerinin haklarını etkilemez. Yani mağdurlardan biri vazgeçse dahi, şikâyetini sürdüren diğer mağdurlar bakımından yargılama devam eder.
Vazgeçme geri alınamayacağından, beyandan önce şu hususların netleşmesi gerekir:
Şikâyetten vazgeçme ceza yargılamasına ilişkindir. Hukuk mahkemesinde açılan tazminat davasından vazgeçmek ise davadan feragat olarak adlandırılır ve kesin hüküm sonucu doğurur. İki kurumun sonuçları farklı olduğundan, hangisinin yapıldığının beyanda açıkça belirtilmesi gerekir.
Denizli'de şikâyetten vazgeçme beyanı, soruşturma aşamasında Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına, kovuşturma aşamasında ise Denizli Adliyesi'nde davanın görüldüğü mahkemeye yapılır. Beyan yazılı dilekçeyle verilebileceği gibi duruşmada sözlü olarak da açıklanabilir ve tutanağa geçirilir.
Denizli merkez dışındaki ilçelerde işlenen fiillerde soruşturma, ilgili ilçe Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülür. Çivril, Tavas, Acıpayam, Sarayköy ve Buldan gibi ilçelerde adliye teşkilatı bulunmakta; ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren dosyalar ise Denizli merkezde görülmektedir.
Vekil aracılığıyla vazgeçilebilmesi için vekâletnamede özel yetki bulunması gerekir. Denizli'de düzenlenen genel vekâletnamelerle şikâyetten vazgeçme işlemi yapılamaz; bu nedenle vekâletname alınırken ilgili yetkinin eklenmesi önemlidir.
Vazgeçme geri alınamayacağından, Denizli'de yürüttüğünüz bir dosyada beyanda bulunmadan önce suçun türünün ve karşı taraftan beklenen edimlerin netleştirilmesi gerekir.
Hayır. Vazgeçme yalnızca takibi şikâyete bağlı suçlarda davayı düşürür. Kasten öldürme, uyuşturucu ticareti, nitelikli dolandırıcılık gibi resen takip edilen suçlarda şikâyetten vazgeçilse dahi yargılama devam eder.
Kural olarak hayır. Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca vazgeçme geri alınamaz. Bu nedenle vazgeçme beyanı verilmeden önce sonuçlarının iyi değerlendirilmesi gerekir.
Takibi şikâyete bağlı suçlarda mağdurun, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunması gerekir. Bu süre hak düşürücüdür; kaçırılması hâlinde soruşturma başlatılamaz.
Evet. Şikâyetten vazgeçme, suça iştirak eden sanıkların tamamı bakımından sonuç doğurur. Yalnızca bir sanık yönünden vazgeçip diğerleri hakkında şikâyeti sürdürmek mümkün değildir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebileceğinden, hak kaybı yaşamamak için sürecinizi bir avukatla değerlendirmeniz önerilir.
Şikâyet, uzlaşma ve ceza yargılaması süreçlerinde haklarınızı korumak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.